25 Nisan 2013

Yazan: in Güncel Konular, Gündem, Köşe Yazıları | 0 yorum yapılmış

Fazıl Say hakkında verilen karar adil mi?

Unutulmamalıdır ki herhangi bir dini inanca sahip olmamak, dinlere hele hele bu coğrafyanın yüzyıllar boyunca tabi olduğu güzel dinimiz İslama hakaret etme hakkını vermez. Toplumun büyük bir kesimin tabi olduğu bir dine terbiye sınırlarını aşmak suretiyle çirkin sözler sarfetmek evvela o dine ve topluma yapılmış büyük bir ayıptır. Bunu “sanatçı” diye andığımız bir kişi yapıyorsa kendisinin bu sıfata layık olup olmadığı konusu da tartışmaya açıktır.

 

Öte yandan medyamızın haberleri veriş şekli apayrı bir tartışma konusudur. Fazıl SAY aziz dinimize yapmış olduğu hakaretlerden ötürü yargılandı ve HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA karar verildi. Ortada açıklanan bir hüküm yokken nedense basınımız hadiseyi “Fazıl SAY’a hapis cezası verildi” şeklinde duyurdu.

 

Peki nedir bu hükmün açıklanmasının geri bırakılması?

 

CMK’nın 231. maddesinin 5. bölümünde 

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

ifadesi yer alır. Anlaşılacağı üzere verilen kararın sanık hakkında hiçbir hukuki yaptırımı yok. Hatta 5 yıl içerisinde herhangi bir ceza almaması durumunda tabiri caizse hiçbir şey olmamış gibi dosya tamamen kapatılacak.

Yine CMK’nın ilgili maddelerinde bu kararın verilebilmesi için sıralanan şartlarda “yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” ibaresi yer almakta. Fazıl SAY’ın bu şartı taşıyıp taşımadığına vicdanlarınız karar versin!

Makul Düşünce nesnel düşünmeyi yeğler. Nesnel bilgilerle devam edelim.

CMK’nın ilgili maddesinde bu kararın verilebilmesi için sıralanan şartlarda “mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” ibaresi yer alıyor.

Peki soruyorum şimdi sevgili okuyucular

Fazıl SAY bu eyleminden ötürü özür mü diledi tazminat mı ödedi?

Ne yaptı da bu kanunda ifade edilen bu şart yetine getirildi, sizler gibi bende merak ediyorum.

 

Fikrime katılırsınız veya katılmazsınız, bu sizin takdiriniz. Fakat kanaatimce hakaretin az veya çok mutlaka bir cezası olmalı. Verilen karar yapılan ağır hakaretlere bir ceza niteliğinde olmadığı gibi bilakis onu kahramanlaştırmaya çalışan bir reklam malzemesi olmaktan öte gidemedi.

 

 

Yazan: Mâkul Düşünce (26 adet yazısı var)

Mâkul Düşünce web sitesinin kurucusu ve yöneticisi. Gündeme dair olayları bu sitede yorumluyor. Sosyal medyadaki hesapları ise aşağıdadır.


İçerik hakkında düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir