31 Temmuz 2014

Yazan: in Genel, Gündem | 0 yorum yapılmış

Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde Erdoğan ve Akp’nin hataları

yazıkapak

2002’den beri mağlubiyet görmeyen Erdoğan ve AKP ekibi, 17 ve 25 Aralık darbe girişimlerine rağmen daha da güçlenerek yeni bir galibiyete malik olmanın hazırlığını yapıyor. Mâkul Düşünce okurları, bu sayfalardan hiçbir zaman tarafgir, yanlı satırların kaleme alınmadığını iyi bilir. Umumi manzarayı şöyle bir incelediğinizde Erdoğan’ın seçimden galip çıkmaması gibi bir neticenin vuku bulması pek mümkün görünmüyor. (Sebeplerini izah edeceğim.) Bunu dile getirmiş olmamızı okuyucularımız dileriz herhangi bir tarafın destekçiliğine soyunmak olarak yorumlamaz.

2002’den beri AKP karşısında muvaffak olamayan muhalefet, önemli bir yarış olan cumhurbaşkanlığı seçimine pek iyi hazırlanma fırsatı bulamadı. Sancılı geçen aday belirleme süreci “Çatı Aday” gibi kulağa hoş gelen uzlaşmayla neticelense de Ekmeleddin İHSANOĞLU ismi tartışmalara sebep oldu.

Sayın İhsanoğlu’nun pek çok hususiyeti ve de en önemlisi merhum Türkeş’in danışması olması MHP ve tabanı için “en doğru aday budur” kanaatinin oluşmasına sebebiyet verdi fakat CHP için aynı şeyi söylemek pek mümkün olmadı. Nitekim CHP gibi laik ve sol çizgide olan bir partinin İslam İşbirliği Teşkilatı eski genel sekreterini cumhurbaşkanlığı için aday gösterilmesi pek çok CHP’linin içine sinmedi. Can Dündar’ın “Erdoğan nihayette kaybetse bile, rakibini belirleyebildiğine, kendi zihniyetini muhaliflerine dayatabildiğine göre peşinen bu yarışın galibidir.” çarpıcı tespiti oldukça dikkat çekiciydi.

Gel gelgelim bu süreçte Erdoğan ve Akp’nin hatalarına…

“Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” diye klişeleşmiş bir söz var. Erdoğan için bu sözü kullanmamıza bir beis yoktor sanırım. Nitekim 2002’den beri ülkenin başında olan başbakanın sayısız icraati adaylığının da referanslarını oluşturuyor. Hiç şüphesiz ismine pek aşina olunmayan Sayın İhsanoğluna göre daha rahat bir kampanya süreci yürütüyor Sayın Erdoğan. Fakat benim kafamın almadığı ise “Devletin tüm imkanlarını kullanıyor”, “Yolsuzluk ve Rüşvet” gibi ithamlara rağmen Sayın Erdoğan’ın bağış hesabı açması!

Aklım almıyor, mana veremiyorum gerçekten!

Erdoğan’ın tanıtıma, reklama, finansmana ihtiyacı var mı sizce?  

2002’den beri yaptığı icraatları, ve yine bu yıldan beri kazandığı seçimlerin grafiğini alelade slaytlaştırması bile yeterdi!

 

Bizim Erdoğan’dan beklediğimiz bahsettiğimiz üzere “Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır.” diyip, diğer iki adaya sembolik bağış yaptıktan sonra, bağış kabul etmemesi yönündeydi. 

***

 

Gel gelelim Akp taraftarlarına ve Akp’ye sempatisi olan medya gruplarına…

Kazanmanız muhtemel olan bir yarışta rakibinizi fazla diline dolamanız öz güveninize gölge düşürür. Akp sevenlerinin ve ona ilgi duyan medyanın “Ekmeleddin diyemedi, ismini söyleyemedi, şöyle böyle yaptı” minvalinde haberleri, iletileri artık gına getirtti gerçekten! Hem zaten Sayın İhsanoğlu’nun İslam İşbirliği Teşkilatı’nın genel sekreteri olmasında AKP’nin etkisi büyüktür. Binaenaleyh AKP cephesinin Sayın İhsanoğlu’nun üzerine fazla gitmesi kendisiyle çelişmesi manasına gelecektir ki bu tabanda güven kaybına neden olabilir.

Netice-i kelâm tek temennimiz 10 Ağustos’ta ülkemiz ve milletimiz için hayırlısı neyse onun tecelli etmesidir. Seçim tahmininiz ne diye soracak olursanız; spesifik bir tahmin yapmaktan imtina ederim. Fakat çok çekişmeli bir seçim olacağına benzemiyor, netice az-çok belli gibi. 

Şimdiden Cumhurun Başkanı, Cumhura hayırlı olsun diyor ve tüm adaylara muvaffakiyetler diliyoruz.

Yazan: Mâkul Düşünce (26 adet yazısı var)

Mâkul Düşünce web sitesinin kurucusu ve yöneticisi. Gündeme dair olayları bu sitede yorumluyor. Sosyal medyadaki hesapları ise aşağıdadır.


İçerik hakkında düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir